Boşanma Nedeni Olarak: Ailesine Hakaret Etmek

Eşin Ailesine yapılan hakaret evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında duygusal şiddete yönelik bir davranış olduğundan boşanma konusu davranışlardandır. (TMK. m. 166 f. I) Duygusal şiddet olarak isimlendirilen fakat kişinin özlük haklarına yapılan bir şiddet girişimi ola hakaretin eşin ailesine yönlenmiş olması oldukça zor tamir olan bir olgudur. Hakaretin yöneltildiği kişinin kusurundan bağımsız olarak aile içindeki yeri burada çok önem kazanmaktadır. Türk toplumunda aile büyüklerine yapılan hakaretin artık geri dönüşü olmayan bir noktaya geldiği takdirini düşündürür ve gerçekte de böyledir. Türk toplumu genel ahlak kurallarında aile büyüklerinin yeri ve önemi konusunda genel kabul gören görüşleri hepimiz bu toplumda yaşadığımız için bilmekteyiz. Hakaretin şiddeti sürekliliği ve diğer bir çok sebepte dolayı aynı zamanda bir ceza davasına da konu olabilmektedir. Bu nedenle bu tür bir durumda kesin alınan bir karardan sonra ispat araçları ve ispat delilleri (tanıklar da olabilir ) ile birlikte uzman bir boşanma avukatı ile birlikte titiz bir analiz sonucunda avukatınızın size önerdiği yolu izleyebilirsiniz. Beraberinde açılan bir ceza davası olması boşanma davası ile birlikte yapılan boşanma isteği yanında maddi tazminat ve manevi tazminat konularını gündeme getirecektir. Bu konuda Yargıtay’da yapılan uygulamaya örnekler verelim: “..Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının eşine ve ailesine tehdit ve hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı boşanma davası açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar (TMK. md. 166/1 ) verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.” Y2HD 17.12.2007 3**2-1**4 “…Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı kocanın davacı kadının ailesi ile görüşmesini engellediği ve kadının ailesine pislikler diyerek hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı boşanma davası açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde (TMK. md. 166/l), yetersiz gerekçe İle boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 01.02.2005, 1**5-1**9 “….Toplanan delillerden; kocanın eşini dövdüğü, buna karşılık kadınında kocasına “git utanmaz, terbiyesiz adam, senin anan orospu” şeklinde hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan hadiselerde kadın da kusurludur. Kocanın boşanma yönündeki davasının da kabulü gerekirken boşanma davası isteğinin reddedilmesi isabetsizdir.’” Y2HD, 11.06.2002, 7**2-7**7 “…Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının birlik görevlerini yerine getirmediği, alkol alıp davacı ve ailesine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı boşanma davası açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek (TMK. md. 166/l) yerde, yetersiz gerekçe ile boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır. Y2HD. 18.03.2004. 2**3-3**2 “….Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının davacı ve ailesine küfür ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı boşanma davası açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.” Y2HD. 08.02.2002.6**3-1**2. “…Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının kocasını sevmediğini söylediği, kayın validesine ağır hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı boşanma davası açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde (TMK. md. 166/1), yetersiz gerekçe ile boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.” Y2HD,21.11.2006. 8892-16039.

Bu içerik 10.04.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 84 kez okundu.

Yorumlar (0)

Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmadı !! İlk yorum yapan siz olun.
YENİ YORUM YAP

Yorum Yap

İşlemin sonucunu giriniz.

Benzer İçerikler