Boşanma Nedir Boşanma Süreci [Video]

Avukat beyimize bir söz vereyim. Neler düşünüyorsunuz boşanma konusu ile ilgili?
Av. Güçlü Şan:        Şimdi, evliliklerde birçok özel sorun alanları var. Gerek evliliklerde gerek ilişkilerde buna sadakatsizlik diyelim. Kanun sadakatsizlik deyimini kullanıyor. Sadakatsizlik, basit bir anlatımla evlilik ilişkisinde üçüncü bir kişiyle gerek duygusal gerekse fiziksel olarak ilişki içerisinde olunması ve buna bağlı olarak evliliğin mevcut standartlarının ve beklentilerinin çiğnenmesi şeklinde tanımlanabilir.

Hukuksal olarak biz size başvurduğumuz zaman bizim için durum bayağı ciddi demektir. Şimdi avukatlığı bir kenara bırakarak cevaplamanızı istiyorum, aldatma nerede başlar?

Av. Güçlü Şan:         Şöyle diyebilirim, şimdi evlilik dışı bir ilişki mi acaba evliliği sona erdiren bir nedendir, yoksa evliliğin kötü gitmesi mi evlilik dışı bir ilişkiye girilmesinin nedenidir? Yani ben son derece mutlu çoluklu bir adamım. Ancak diyelim ki birini sevdim. Şimdi acaba üçüncü kişi midir benim aldatmama sebep olan yoksa evliliğimde kötü giden bir şeyler midir? Aldatmanın ne şekilde ortaya çıktığı kişiden kişiye değişir. Çok değişik sebepleri var. Mesela az önce izlediğimiz parodide buna biz üç bacaklı sadakatsizlik diyoruz. Şimdi bir evlilik var ve bunun iki bacağı var; eşler. Ancak zaman geçtikçe eşler bu yükü taşıyamaz hale geliyorlar ve artık eşlerden bir tanesi üçüncü bir bacak istiyor onunla mutlu oluyor, ondan da vazgeçmiyor eşinden de vazgeçmiyor. Bu az önceki örnekte olduğu gibi, sevgilisinin bir baskın vermesiyle sonuçlandı bakın. Çünkü bu uzun süren bir sadakatsizlik ve de mevcut beklentilerin artması, isteklerin artmış olması eve kadar gelmesi ve de tepki görmesi sebebiyle de bitiyor. Ama şöyle bir şey var, biz önce sadakatsizlik tanımını yaptıktan sonra aldatma konusuna gelelim. Bu ikisi aslında birbirinden çok farklı kavramlar.

Sadakatsizlik ve aldatma farklı kavramlar mı?
Av. Güçlü Şan:      Kesinlikle. Sadakatsizlik bir seçimken, aldatma sadakatsizlik seçimini izleyen bir süreç. Çünkü sadakatsizliği yaparsınız ondan sonra aldatmak eşinize o sadakatsizliği saklamaya yönelik söz ve hareketlerde bulunmaktır. Dolayısıyla bir tanesi seçimken, diğeri bir seçim değildir artık o şekilde devam edecektir. Dolayısıyla farklı kavramlardır.    

‘Erkekler neden eşlerini hamilelik sırasında aldatır?’

Av. Güçlü Şan:        Az önce İlkim Hanım erkeklerin daha çok aldattığını söyledi. Şöyle bir şey var. Kimse aldatmayı istemez. Bir araştırma yapacak olsak başarılı ve mutlu bir evlilik için sadakatsizlik yapmamak lazım dediğimiz bu tanımlamayı kimse görmezden gelemez ve herkes de buna katılır. Boşanmış eşlerden %44 erkek , %40 kadın evlilik birlikteliği içerisinde cinsel yönden eşlerine sadakatsizlik yaptıklarını açıklamışlardır. Araştırmalarda sonuç böyledir. Şimdi biz bu sadakatsizliğin evlilik üzerindeki yıkıcı etkilerini kabul edip bildiğimize göre -ki birilerinin başına geldi mi gelmedi mi bilmem-ancak devamlı olarak şunu söyleriz, ‘Başıma sadakatsizlik gelse bu ilişkiyi hemen tereddütsüz bitiririm.’ diyenlerin oranı %90 iken neden buna devam ediyoruz? Bu çok enteresan. Bu etkiler bilinmesine rağmen neden evliliği bitiren sebeplerden üçüncüsü sadakatsizlik? Çünkü bakın bunu şöyle benzetelim. Sadakatsizliğe uğramış bir aileyi bir eve benzetirsek, eşlerin gerek kadın olsun gerek erkek olsun acaba evinize tanıdık komşularınızı, insanları mı aldınız, onlara çok şey mi anlattınız, acaba evinizin soyulmasında gerekli önlemleri aldınız mı? Evinize hiç tanımadığınız kişileri davet ettiniz mi? Çalınabilecek olan değerli eşyalarınızı görünür yerlerde bıraktınız mı? Bakın burada tartışmasız, suç ne? Hırsızlık. Suçlu, hırsız. Elbette ki çiftler değil.  

Şimdi siz kendinize bakmadığınız zaman hanımlar bu yüzden mi aldatılıyorsunuz demeliyiz?
Av. Güçlü Şan:        Çiftlerde biraz böyle bir şey de var. Yani sizin de hareketleriniz buna sebebiyet verebilir. Ama bundan da önemli bir şey var bakın. Aldatmaya güzel bir sebep bulmak  – çünkü aldatılmanın hiçbir haklı sebebi olmaz- neredeyse imkansızdır. Ama onu anlamak, ona sebepler bulmaktan daha faydalı olacaktır. ‘Benim ilişkimde aldatma, sadakatsizlik olmaz.’ Bu kibiri bir kenara bırakmak ve fani insanlar olduğumuzu da bilmek gerekir. Çünkü hayat Soner Bey’in söylediği gibi çok teorik değildir. Acı taraflar da vardır.    

‘30 yıllık evliyiz, eşim beni aldatıyor. Boşanmak istiyorum, benim haklarım nelerdir? Bir tane evim var, eşimle yarı yarıya hisse olarak. Hepsini alabilir miyim? Şu anda bir sigortam ve gelirim yok.’

Av. Güçlü Şan:    Türk Medeni Kanunu 174/2 fıkrası gereğince manevi şahsiyetinizi zedeleyici bir eylem sebebiyle manevi tazminat davası açabilirsiniz, bu hakkınız. Ancak bunları konuşmazdan önce bunu nasıl delillendireceğiniz konusu da çok önemli. Eğer bunu çok iyi biçimde –ki bu zordur-  delillendirebiliyorsunuz, zina davası açarsınız. Eğer cinsel güveni sarsıcı davranış yahut sadakatsizliğe yönelik evlilik birliğini temelinden sarsılması sebebi ile boşanma davası açacaksanız, delilleriniz o kadar da kuvvetli olmayabilir. Ancak bu ikisinin şöyle bir pratik faydası var sonuç olarak. Zina sebebine dayalı olarak boşanma davasını açıp onu kanıtladığınız takdirde, az önce yarı oranında hissesine sahip olduğunu belirttiğiniz evlilik birliği içerisinde edindiğiniz  gayrimenkulünüzden eşiniz hiçbir pay dahi  alamayabilir yahut daha azını alabilir , tamamını da alabilir. Bakın burada iki tane istisna var. Kanun ‘Zina veyahut hayata kast eden eşin artık değeri -yani bütün borç harç alacak verecekler çıktıktan sonra paylaşılması gereken bedel-  aldatılan eşe verilebilir’ diyor. Dolayısıyla burada dayanılabilecek olan boşanma sebepleri zina, evlilik birliğinin temelinden sarsılması cinsel güveni sarsıcı davranış nedeniyle boşanma talebi olabilir fakat sonuçları farklıdır. İspat hukuku devreye girdiği zaman her şey ispat aracı olabilir. Bir video kaydı, fotoğraf, mesaj, telefon görüşmeleri olabilir. Altını çizerek söylüyorum telefon görüşmelerini sesli olarak kaydetmek mümkün değil. Ceza Muhakemesi Kanunu 135 maddesi gereğince sadece çok özel suç tipleri için ancak telefon dinlemeleri yapılabilir. Hukuk Muhakemesinde böyle bir şey yoktur.

Şimdi bu sistemler öyle enteresan ki mobil cihazlara bir program yükleniyor ve o program sizin telefonunuzu bir alıcı haline getirebiliyor yani sizin sesiniz ortam dinlemesi yapılabiliyor fakat bunun yasal  karşılığı nedir, bir de bundan ceza mı alırsınız, nereden bulursunuz?  ‘Aldatıldığınızı ilk öğrendiğinizde ne yaparsınız?’
Av. Güçlü Şan:        Bakın yalnız çok enteresan. Mesela ‘Kahve ikram ederim.’ diyen seyircimiz var. Ama şöyle bir şey var. Sadakatsizliğe uğrayan kişinin sadakatsizliği algılayış biçimi ona verdiği tepkileri belirliyor. Mesela burada öfke, şiddet var, öldürürüm diyen, kara toprağın olur diyen var.

Bunun bir  yasal  suç olduğunu ve aslında dava açabileceğimizi bilmiyorduk doğrusu ama sizlerden öğreniyoruz.
Av. Güçlü Şan:       Evet. Az önce de söylediğim gibi, zina olsun cinsel güveni sarsıcı davranış, sadakatsizliğe dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması, her ne sebebe dayanırsa dayansın kişi maddi manevi tazminat isteyebilir. Kişilik hakları zedelenmiştir. Üçüncü kişiden de bu ayrı bir dava ile istenebilir. Sonuçta eşlerin Aile Mahkemesinde açacakları bir davadır eğer eşe karşı açıyorsanız manevi tazminatı. Eğer üçüncü kişiye açıyorsanız bunun görev alanı da Asliye Hukuk Mahkemesidir. İspat etme yükümlülüğümüz var mıdır? Av. Güçlü Şan:  Tabii ki ispat etme yükümlülüğü vardır. İspat yükümlülüğü davacıya düşer. Buradaki önemli unsur şöyle, bu tazminat sorununun giderilebilmesi için  üçüncü kişinin, aldatan kişinin evli olduğunu bilmesi gerekiyor. Ayrıca bunun da ispatlanması gerekiyor. Yalnız bunun ispatı noktasında enteresan şeyler var. Bunun delilleri genellikle unutma sonrasında oluşan deliller. Kişiler örneğin bilgisayarında birtakım delilleri unutuyorlar yahut görmezden geliyorlar umursamıyorlar telefon kayıtlarını –ki telefon kayıtlarında HTS raporları ile kimin kimi aradığı, ne zaman aradığı, ne kadar görüştüğü bunların hepsi ortaya çıkabilir. Evli bir kimsenin olağanın üstünde başka  bir  üçüncü kişiyle görüşme yapması da cinsel güveni sarsıcı davranış kapsamına girer. Dolayısıyla hocamın az önce  dediği gibi ‘Allah her şeyi görür.’ Ama hukuk düzeninde zinayı görecek çok tanığımız yok. Ama biz yine de zinanın yapıldığına karine kabul ettiğimiz olaylar var. Mesela evli bir kimsenin üçüncü bir kişi ile bir evde sabaha kadar kalması zaman geçirmesi hukuken kabul edilebilir bir şey değil ve karine olarak zinanın sebebidir. Sonra kişinin, sebebini açıklamadan yurt dışında kalması, seyahate gitmesi gelmesi zinanın düşünülmesi için yeterli. Ama dediğimiz gibi, illa görmemiz gerekmiyor. Ama bu sıkıntılar eşlerin umursamazlığı ve unutması sonucu bu deliller ortaya çıkıyor yahut örneğin dedektif tutuluyor. Dedektif tutulması o iş için özel hayatın gizliliğinin ihlali niteliğinde değilse de üçüncü kişi açısından özel hayatının gizliliği ihlal olacaktır. Dava açılır ve üçüncü kişi ,siz bunu ispatlamaya çalışırken size dava açıp ‘Özel hayatımın gizliliğini ihlal ettin, benim görüntülerimi kaydettin.’ diyerek size hem ceza davası hem tazminat davası açabilir. Aldatılmanın ispatı olarak biz kimsenin özel hayatına müdahale etmemeliyiz ama ortak alanlarda kayıtlar yaparız, fotoğraflar çekeriz, bilgisayar, mesaj , Facebook benzeri kayıtların üzerine gidebiliriz.    

‘ Benim eşim internetten bir bayanla tanıştı ve bu kişi için beş çocuğumuz ile beni terk etti. Hiçbir sosyal güvencem yok. Elimde onların birlikteliklerine dair video, fotoğraf var. Bunları avukata verirsem ne gibi haklardan yararlanabilirim?’
Av. Güçlü Şan:        Eğer bayan bir boşanma davası açarsa tedbir nafakası isteyecek, terk edildiği için. Bu dava süresince aldatılan eşin alabileceği bir nafakadır. Hatta dava süresince davanın açıldığı tarihten hükmün kesinleşmesine kadar verilen nafakanın adıdır. Şöyle bir durum var, aldatan eş dahi bu tedbir nafakasını alabilir. Çünkü halen evlilikleri devam ediyor ve eşin bakma, gözetme, ona yardım etme yükümlülükleri var. Bundan dolayı aldatan eş dahi tedbir nafakasına hak kazanabilir. Sonrasında bunları ispatlamak suretiyle örneğin bu video kaydını bir CD’ye çekmek ve bir bilirkişi marifetiyle bunu çözümlettirerek mahkemece, tek kanıt olarak yeterlidir. Tek kanıtta tanığa vs. gerek yoktur.  

Bayan telefon şu an benim elimde diyor. Bu durum bir şey fark ettirmiyor her halde. Av. Güçlü Şan:        Telefon kendisinde ise ortak bir şey, sonuçta ortak kullanım alanında olan bir materyal olmasından dolayı onun vasıtasıyla elde edilecek deliller de boşanma davasında hukuka uygun delil olarak kabul edilir.

Gönül istiyor ki tabi boşanma olmasın ve mümkünse geri dönülsün.
Av. Güçlü Şan: Ama şöyle de bir şey  var. Kişinin kendisini bir ilişkiye bu kadar adamayı bilemeyen bir eş ile de evliliğini devam ettirmesi çok akıllıca olmayabilir. Mesela hocam az önce ‘Allah kimseyi hastane ve adliye kapısına düşürmesin.’ dedi. Elbette ki düşürmesin fakat şunu anlatacağım. Güç içerisinde takmak zorunda olduğumuz bir maske var. Şimdi tatsız bir konuyu konuşuyoruz ama, kişiler benim büroma geldiklerinde bu olumsuz olayları anlattıkları zaman onlara karşı çok gülemiyorum. Çünkü olumsuz bir şeyden bahsediyoruz. Akşam eve gittiğim zaman eğer beni eşim karşılamıyorsa, bir iletişim problemimiz varsa, ben bilgisayarın karşısında oturuyorsam o da televizyon izliyorsa, aynı evin içinde birbirimizden farklı şeyler yapıyorsak ve gün içerisinde taktığım o maskeyi, giydiğim o zırhı kaldıramıyorsam –ben evime, kaleme geldim ve kimsenin içine giremeyeceği bir kale gibidir evlilik- o zırhı askıya astığım zaman benim bütün gizli eksik  her şeyimi eşimin
bilmesi gerekir. Ama bu iletişimi kuramıyorsak, gelen her müvekilimden enteresan bir söz duyuyorum ‘ Artık nefes alamıyorum.’ diye. Eğer artık nefes alamıyorsanız işte o zaman bu işi bitirmeniz gerekiyor.



Her iki tarafında anlaşarak boşanmak istediği davalarda süreç oldukça hızlı ilerler. Taraflar anlaştığı takdirde, genel olarak hakim tek celsede boşanmayı onaylayabilir. Fakat, velayet ve mal paylaşımı konusunda eğer taraflar kendi aralarında bir türlü anlaşamıyorlarsa, süreç uzar ve hatta yıllar bile sürebilir. Genel olarak bu süre zarfında çocuğun velayeti genel olarak anne tarafına verilir. Ancak, tabiki istisnai durumlar söz konusu olan durumlarda babaya, anneanneye ya da babaanneye verildiği durumlar da olabilir. Hatta üçüncü derece akrabaların da velayet alabildiği davalar vardır.

Anlaşmalı bir boşanma süreci gerçekleşmeyecek ise, iyi bir boşanma avukatı tutmanız gerekebilir. Yasaların söylediği doğrultuda, hakim dava içerisinde çocuk olan davalarda, çocuk için en iyi karar neyse o yönde davayı sonuçlandıracaktır. Bu aşamada iyi bir avukat, durumu sizin ve çocuğunuzun lehine çevirebilir. Yine mal paylaşımı yapılacağı durumlarda da, hakkınız olan kısma sahip olabilmeniz için, sizi ve durumunu en iyi temsil edecek avukat ile çalışmanız gerekebilir.

Boşanma Avukatı Tavsiyesi

Boşanma söz konusu olduğunda, pek çok kişi size bazı isimler önerebilmektedir. Ancak, bu isimler her davada başarı gösterecekler diye bir durum söz konusu değildir. En iyi boşanma avukatı bile bazen hatalar yapabilir, daha doğrusu sizin davanız konusunda başarılı olmayabilir. Böyle durumlarda, sadece avukata güvenerek dava açamazsınız. Kendi durumunuz ile ilgili yeterli araştırmayı yaparak, haklarınızı öğrenmeniz, davanızın gidişatı açısından oldukça önemlidir.

Günümüz koşullarında artık neredeyse istenilen tüm bilgilere internetten ulaşılabiliyor. Sizin davanıza benzer ve emsal teşkil edecek davaları araştırabilir, açacağınız davanın içeriğine dair yasaları inceleyebilirsiniz. Buradan yola çıkarak da, haklarınızı ve sizi iyi bir şekilde temsil edecek kişiyi bulabilirsiniz. Avukatlar sizin haklarınızı temsil etmekle yükümlü olmalarına rağmen, herkes işini düzgün yapar gibi bir durum maalesef ki söz konusu değil. Bu yüzden sizin için en doğru avukata karar vermelisiniz.

Ek Resimler

Bu içerik 16.05.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 517 kez okundu.

Yorumlar (0)

Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmadı !! İlk yorum yapan siz olun.
YENİ YORUM YAP

Yorum Yap

İşlemin sonucunu giriniz.

Benzer İçerikler