Boşanma Sebebi Olarak: Baskı Yapmak

Yargıtay uygulamasında “baskı yapmak” evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında duygusal şiddete yönelik bir davranış olduğundan boşanma sebebi davranışlardan sayılmaktadır. (TMK. m. 166 f. 1) Baskı yapmak değişik şekillerde gerçekleştirilebilir. Örneğin; KONGAR tarafından da ifade edildiği üzere erkekler, yüzyıllardır bırakınız evlenmeyi ya da cinselliği yemek konusunda bile kadınları ezmektedir. KONGAR, s. 33. Erkek egemen feodal kültürde kadına yapılan baskı neredeyse bir hakka dönüştürülmüştür; Aman, çok gezme adın çıkar, Aman, gülme hafif kadın derler vb. Kadına yasak olanları erkeklerin yapması ise doğal olarak pazarlanır; Erkektir yapar! Kocadır döver! Vb. KONGAR, s. 55. Boşanma kararı verilebilmesi için baskı eyleminin evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olacak ağırlıkta olması gerekmektedir. Baskı yapmak her iki eşinde birbirine farklı argümanlar üzerinden yapabildikleri bir eylemdir. Kadının kocasına eve erken gelmesi konusunda olabileceği gibi, kadının yine kocasına annesinin yada çocukların üzerine tapu istemesine kadar olabilir. Aynı şekilde kocanın karısına camdan bakması konusunda bile baskı yapabileceğini görebiliyoruz. Bu nedenle baskı altında mağdur olan bireyin öncelikle bunun bir boşanma sebebi olmasını bir kenara bırakarak baskının şiddeti türü ve nasıl yapıldığı ile ilgili yasalar ve kanunlar tarafından korunan aile çatısını ortadan kaldırmaya yetip yetmeyeceğini incelemesi; sonuca göre beklentisi doğrultusunda harekete geçme işini bu incelemenin sonuna bırakmasını öneririz. Bu incelemeyi uzman ve deneyimli bir boşanma avukatı ile birlikte değerlendirmesini öneririz. Baskının şiddetine yapılma şekline ve süresine göre maddi tazminat ve manevi tazminat konuları yanında bir de ceza davası gündeme gelebilmektedir. Kocanın kısa olan bir eteği giymesini yasaklaması ile eşini eve kilitleyerek onu dışarı çıkarmaması arasında çok büyük fark olduğu kuşkusuzdur. mağdurun çoğu zaman atladığı ufak bir nokta maddi tazminat ve manevi tazminat miktarlarını etkilemektedir. Yasalar bireylerden çok aileyi ve evlilik birliğini koruma yönünde gerekli şartların oluşup oluşmadığı üzerine kuruludur ve kanunen boşanma davasının reddi nedeni ile akabinde 3 yıl davacının yeni dava açamaması sebebi ile zorunlu bir evlilik devamı söz konusu olabilir. Ortak yaşam olsun olmasın evlilik kağıt üzerinde devam edecek ve her iki taraf sosyal yaşamlarına geri dönemeyecektir. Bu konuda Yargıtay’da yapılan uygulamaya örnekler verelim: “…. Yapılan soruşturma, toplanan delillerle “davalının davacıya ev bağışlaması için baskı yapmasına, bu nedenle görevlerini yapmamasına karşın davacının da kapı kilidini değiştirdiği, evin elektriğini kestirdiği bu durumda tarafların eşit kusurlu oldukları” anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı boşanma davası açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 18.07.2002. 8**9-9**7 “…Yapılan soruşturma, toplanan delillerle “davalının işsiz olup evine bakmadığı, davacıya hakaret edip onu dövdüğü, davacıya ailesinden para istemesi konusunda baskı yaptığı“ anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın boşanma davası açmakta haklıdır. Bu şart­lar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmeme­sine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.” Y2HD, 24.05.2002. 5**2-6**8
Bu içerik 20.03.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 67 kez okundu.

Yorumlar (0)

Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmadı !! İlk yorum yapan siz olun.
YENİ YORUM YAP

Yorum Yap

İşlemin sonucunu giriniz.

Benzer İçerikler