Boşanma Sebebi Olarak: Hakaret Edici Davranmak

Eşlerin birbirlerine hakaret etmeleri evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında duygusal şiddete yönelik bir davranış olduğundan boşanma konusu davranışlardan sayılmaktadır. (TMK. m. 166 f. I) Bu hakaret uygulamada aşağıdaki şekilde karşımıza çıkmaktadır; Eşine hakaret etmek, Çocuklarına hakaret etmek, Ailesine hakaret etmek, Karşılıklı hakaret etmek. Aile mahkemesi (yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hakimi boşanma davasında tanıklardan yapıldığı söylenen hakareti sormalı ve aynen tutanağa geçirmelidir. Hakaret akraba olan tanıkların anlatımı ile de ispatlanabilir. “..Aksine ciddi ve İnandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (HUMK. 254-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde davalı kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı, sürekli ağır hakaretlerde bulunduğuna ilişkin ve olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken bu yön göz önünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.” Y2HD, 20.11.2007.2**0-1**9. Hakaret olarak nitelenen sözlerin ne olduğu, hangi ortamda ve tarihlerde söylendiği belirlenmelidir. “…Görgüye dayanmayan tanıkların ifadelerine hükme esas alınamaz. Ancak tanıklardan Hanım davalının hiç yok yere küfür ettiğini söylemişse de küfür olarak nitelendiği sözlerin ne olduğu, hangi ortamda ve tarihlerde söylediğini açıklamamıştır. Bu durumda bu tanığın yeniden celp edilerek bu çerçevede tekrar ifadesinin alınması ve sonucuna göre hükmün verilmesi gerekir.Bu yön göz önünde tutulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.” YHGK, 1.6.1994.3**0-3**8. Hakaret genel anlamı itibari ile kişiliğe yapılan bir saldırıdır. Bu nedenle içinde bir saldırı olgusunu taşıması nedeni ile mutlak boşanma sebebi gibi düşünülmeli ve bu gündeme geldiğinde maddi tazminat ve manevi tazminat da gündeme gelmeli anlayışı genel kabul görmüştür. Hiç kimsenin bir diğerine hakaret etmesi ve bu yaptığının yanına kar kalması beklenemez. Hakarete maruz kalanın ispat yükümlülüğü vardır. İspat edilmez ise karşı tarafa suçlayıcı davranmak yada hakaretin konusunda göre iftira etmek sebepleri ile karşı dava açma hakkını tanır. ve bu iki sebepte boşanma sebebidir. İspatı yapan taraf haklı olacak ve maddi tazminat ve manevi tazminat konularını belirleme, isteme hakkını elinde bulunduracaktır.

Bu içerik 10.04.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 91 kez okundu.

Yorumlar (0)

Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmadı !! İlk yorum yapan siz olun.
YENİ YORUM YAP

Yorum Yap

İşlemin sonucunu giriniz.

Benzer İçerikler