İştirak Nafakası Neye Göre Belirlenir?

Ne Kadar İştirak Nafakası Veririm / Alırım ?

TMK. m. 330 f.I hükmüne göre nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.

1 - İŞTİRAK NAFAKASINDA ANA BABANIN GELİRİ ARAŞTIRILMALIDIR.

Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğuna göre ana babanın ekonomik ve sosyal durumu ciddi bir şekilde araştırılmalıdır. "... Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocukların gelirleri olup olmadığı araştırılmadan velayet hakkı anneye verilen çocuk için iştirak nafakasına hükmolunması, velayet hakkı babaya verilen çocuk için iştirak nafakasına hükmolunmaması yasaya aykırıdır (TMK. md.330) O halde mahkemece yapılacak iş tarafların ve çocukların ekonomik ve sosyal durumlarını araştırmak, sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." Y. 2.HD., 14.03.2002, 2607-3516

Başka bir anlatımla sadece zabıta araştırması ile yetinilmemeli ve ilgili olan Tapu Sicil Müdürlükleri, bankalar, mal müdürlüğü ve gereken diğer kuruluşlardan araştırma yapılmalıdır.

2 - İŞTİRAK NAFAKASINI YETERLİ GELİRİ OLAN ANA BABA VERMELİDİR.

Boşanma davasında iştirak nafakası miktarının belirlenmesinde ana babanın özelliklerine ilişkin ilkelerden diğeri ana babadan yeterli geliri olan iştirak nafakası vermelidir ilkesidir. "... Velayetleri babaya verilen çocuklar için çalışmakta olan anneden iştirak nafakası alınması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir." Y. 2.HD., 28.06.2002, 7790-8648

Yargıtay'ın bu konuda önemli bir ölçüsü vardır: "Ülke ve dünya gerçekleri bir yana bırakılmadan aşırılığa kaçmadan doğru, makul ve gerçekçi sınırlar içinde kalmaya özen göstermelidir" Y. 2.HD., 23.10.1986

3 - İŞTİRAK NAFAKASINI YOKSUL OLAN ANA BABA VERMEMELİDİR.

"...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yoksulluğa düşeceği kabul edilerek lehine yoksulluk nafakası takdir edilen davacı kadının iştirak nafakası ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına" Y.2.HD., 20.12.2012, E.2012/9910, K. 2012/31042

"...Davalı kadın ev hanımıdır. Ananın bir geliri ve mal varlığı tespit edilememiştir. İş imkanı olduğu halde çalışmaktan kaçındığı da iddia ve isbat olunamamıştır. Bu yön gözetilmeden kadının iştirak nafakası ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir." Y.2.HD., 12.03.2007, 1599-2675

"...Davalı kadının işi ve geliri olmadığı, Almanya'da işsizlik aylığı aldığı anlaşılmaktadır. Velayeti davacı babaya verilen küçük Murat için iştirak nafakası ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir." Y. 2.HD.,09.12.2004, 13423-14857

"...Davacı kadının herhangi bir işte çalışmadığı, geçimini annesi ve kardeşlerinin katkısıyla sağladığı, herhangi bir gelirinin olmadığı adına kayıtlı menkul yada gayrımenkulü bulunmadığı 19.1.2004 tarihli emniyetçe düzenlenen tutanaktan anlaşılmaktadır. Geliri ve mal varlığı bulunmayan davacı kadının iştirak nafakası ile sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir." Y.2.HD., 24.10.2005, 12096-14638

"...Davacı kadının çalışmadığı, geliri ve mal varlığı bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Velayeti babaya tevdi edilen müşterek çocuk için anadan nafaka tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir." Y. 2. HD.,

"...Davalının hiç bir gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden, dava süresince davacı (baba) yanında kalan ve velayetleri de babaya verilen tarafların müşterek çocukları C. ve C. için davalının davacıya tedbir ve iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulması doğru görülmemiştir."

"Ekonomik ve sosyal durumu yetersiz ise katılmak zorunda da değillerdir. Örneğin velayet kendisinde bulunmayan taraf yoksulluk nafakası alıyorsa iştirak nafakası vermek başka bir anlatımla çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak zorunda değildir." Y. 2.HD., 19.6.1997, 6117-7160, Y. 2. HD. 12.5.1994, 4109-4914

"... Kendisi de yoksul olan kişi aleyhine iştirak nafakasına hükmedilemeyeceği nazara alınmadan herhangi bir işi ve geliri bulunmayan davacı kadının iştirak nafakası ile yükümlü tutulması doğru olmamıştır." Y.2.HD., 31.05.2005, 4369-8485

Kendi geçimini sağlamaktan yoksun olanın katkısının beklenemeyeceği doğaldır.

"... kendisi yoksul olan kadının iştirak nafakası ile sorumlu tutulmasının mümkün bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına" Y.2. HD., 24.11.2005, 13606-16253

"... Kendisi de yoksul olan kişi aleyhine iştirak nafakasına hükmedilemeyeceği nazara alınmadan herhangi bir işi ve geliri bulunmayan davacı kadının iştirak nafakası ile yükümlü tutulması doğru olmamıştır." Y.2.HD., 31.05.2005, 4369-8485

"Velayet hakkına sahip olmayan eşin çalışamayacak durumda olduğu sağlık kurulu raporu ile ve gerlirinin bulunmadığı da soruşturma yazılarıla anlaşılmış ise ödeme gücü bulunmayan ana yada babanın iştirak nafakası ile yükümlü tutulması elbette olanaklı değildir." Y. 2.HD., 20.10.1994, 8909/9851, Y.2.HD. 27.5.1995, 1604-2406

4 - İŞTİRAK NAFAKASINI ANA BABA GÜCÜ ORANINDA VERMELİDİR.

"Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerin gücü oranında katılmak zorundadır. Velayeti davalı anneye verilen müşterek çocuk B. için takdir edilen iştirak nafakasının davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerekirken davalıdan alınarak davacıya verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." Y. 2. HD., 17.09.2012, E. 2012/14251, K. 2012/21371

Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182 f. II hükmüne göre yükümlülüğün sınırını gücü oranında şeklinde belirlenmiştir. Bu deyim yanıltıcıdır. Velayet hakkına sahip olmayanın gücü çocuğun diyelim Avrupa'da okumasına yetecek düzeyde olsa bile nafaka yükümlüsünün bu yönde oluşan gidere katılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ülke ve dünya gerçekleri bir yana bırakılmadan aşırılığa kaçmadan doğru, makul ve gerçekçi sınırlar içinde kalınması zorunludur. Başka bir anlatımla giderler abartılmamalıdır.

Çocuğun velayetinin bir tarafa verilmesi durumunda sadece nafaka yükümlüsü olan tarafın değil velayetin verildiği tarafın da katkıda bulunması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.

"... Davada, 2001 yılında hükmedilen aylık 150.000.000 TL. iştirak nafakasının 250.000.000 TL.'ye yükseltilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, iştirak nafakasının niteliğine, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücüne ve özellikle 1998 doğumlu küçüğün yaşı itibariyle gerçekleşebilecek ihtiyaç durumu ile davacı annenin de bu ihtiyaçlara katkıda bulunacağı gözetildiğinde hükmedilen nafaka miktarı fazla olup, TMK. 'nun 4. maddesinde vurgulanan "hakkabiyet " ilkesine de uygun bulunmamıştır." Y. 3.HD., 27.2004, 33-415

İştirak nafakası miktarı belirlenirken çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ana baba eşit olarak değil, gücü oranında katılmak zorundadır. Başka bir anlatımla ana yada baba iştirak nafakasına kendi güçleri oranlanarak katılacaklardır. Katılmaktan maksat velayet hakkı verilenin bu katkıyı eylemli olarak gerçekleştirdiği var sayılarak diğer eşin iştirak nafakası adı altında bu bedeli ödemesidir.

Bu içerik 18.03.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 199 kez okundu.

Yorumlar (0)

Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmadı !! İlk yorum yapan siz olun.
YENİ YORUM YAP

Yorum Yap

İşlemin sonucunu giriniz.

Benzer İçerikler