Suç İşleme Sebebi ile Boşanma Davası

Suç işleme sebebiyle boşanma davasında usul hükümleri aşağıdaki ayrımlamaya göre İncelenmesi kabul gören uygulamadır; • Davanın tarafları, • Kusur unsuru, • Süre, • Çekilmezlik koşulu, • Bekletici sorun, • Evlenmeden önce suç işlenmesi, • Terzil edici niteliğin mutlak lığı sorunu, • Velayet. Şimdi bu konuya ilişkin olmak üzere Yargıtay’da yapılan uygulamalara örnekler de vermek suretiyle ayrıntılı açıklamalarda bulunacağım. Suç İşleme Sebebi ile Açılan Boşanma DAVASININ TARAFLARI Küçük düşürücü bir suç işlemiş olan eşe karşı diğer eş boşanma davası açabilir. Davalı bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum edilmişse vasi tayini zorunludur. TMK. m. 407 hükmüne göre bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını. kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.

Suç İşleme Sebebi ile Açılan Boşanma Davasında KUSUR UNSURU Akıl hastası veya ayırt etme gücünden yoksun eşe karşı küçük düşürücü suç sebebiyle boşanma davası açılamaz. Suç İşleme Sebebi İle Açılan Boşanma Davasında SÜRE Türk Medeni Kanununun m. 163 hükmüne göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Eski Kanun olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 131 inci maddesine göre de terzil edici cürüm sebebiyle boşanma davası her zaman açılabilirdi.

Öğretide neredeyse oy birliği halinde davacının, eşinin küçük düşürücü bir suç işlediğini bilmesine rağmen uzun yıllar dava açmadıktan sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanılması sayılarak davanın reddedilmesi görüşü baskındır. Boşanma davasının uzun süre açılmaması affa karine sayılmaktadır. Affa Karine olmaması durumunda bile işlenen suç nedeni ile diğer eş tarafından bir menfaat elde edilmesi durumu ve bu menfaatin oluşturduğu fayda nedeni ile bu duruma göz yumduğu görüşü de bunu destekler. Ancak Suçun varlığından haberdar olmadığı ispatlanan durumlar için geçerli değildir. Yargıtay boşanma hakkının geç kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olmadığı görüşündedir. Suç işleme sebebiyle boşanma davası (TMK. m. 163) her zaman açılabilir. Bu nedenle yerel mahkemelerde boşanma davasının reddi alınması durumunda temyiz süreci ile Yargıtay aracılığı ile durumunuz ile ilgili kararın onanması sürecini size öneririz. Bu gibi durumlar için uzman bir boşanma avukatı ile durumunuzu analiz ettikten sonra avukatınızı da yönlendirerek temyiz sürecini kullanın. Unutmayın Eşinizin lehtar olduğu bir ceza davasında suça yataklık etme gibi bir durum ile de karşılaşılabildiği özel durumlardır. Bazen suçu işleyen eşiniz olarak sizi ve sizin hesaplarınızı kullanarak sizin üzerinizden suçu işlemiş olabilir. Bu nedenle uyanık olmanız önerilir. En önemli nokta ise son satırlarda açıklamaya çalıştığımız konular nedeni ile eşinizin suç işlediği yönünde ispat edebileceğiniz bir durumda iseniz gerçekten profesyonel yardımı uzman bir boşanma avukatından almalısınız. Bu sebeple açacağınız boşanma davasında bekletici süreler var olabilir. Devam eden veya başvurunuz neticesinde ayrıca açılacak bir ceza davasının sonucu beraat kararı ile biter sonuçlanır ise kendinizi kötü bir duruma sokabilirsiniz. Aleyhinize eşiniz tarafından açılacak olan davalar neticesinde maddi tazminat ve manevi tazminat hükmedilebilir.

Bu içerik 18.03.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 90 kez okundu.

Yorumlar (0)

Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmadı !! İlk yorum yapan siz olun.
YENİ YORUM YAP

Yorum Yap

İşlemin sonucunu giriniz.

Benzer İçerikler