Yargıtay Kararları Işığında Tedbir Nafakası

Aile Türk toplumunun temelidir. Eşler arasındaki eşitliğe dayanır. Devlet ailenin huzur ve refahı için, özellikle anne ve babaların korunması için gerekli tedbirleri alır ve teşkilatını kurar. Nafaka konusu gerek Anayasada gerekse Medeni Kanunda hüküm altına alınmıştır. Hukuki anlamda nafaka: Taraflardan mağdur olanın geçimini sağlamak için diğer taraftan mahkeme kararı ile maddi yardım ve destek almasın zorunlu kılan haldir.

Tedbir nafakası davasında taraflar yani davacı ve davalı çoğunlukla eşlerdir. Uygulamada ise davacının genellikle kadın, davalının ise koca olduğu görülmektedir.

Tedbir nafakasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taraflardan birinin ikametgahı mahkemesidir.

Tedbir nafakası boşanma davası sırasında istenebileceği gibi, boşanma davası olmadan bağımsız olarak tarafların birlikte yaşamalarına ara vermeleri halinde dahi tedbir nafakası dava ve talep edilebilir. Boşanma davası devam ederken hakim ara kararı ile ailenin korunması bağlamında eş ve küçük için tedbir nafakasına karar verebilir. Bu durumda tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar devam eder, kesinleşme tarihinden sonra nafaka kesilir.

Boşanma ve ayrılık davası dışında taraflar eğer ayrı yaşıyorlarsa ve ayrı yaşama olgusu haklı bir sebebe dayanıyorsa örneğin, eşlerden birinin ortak hayat sebebi ile kişiliği, ekonomik güvenliği, sağlığı, huzuru, ciddi bir şekilde tehlikeye düşmüş ise; o eş ayrı yaşama hakkına sahiptir denilebilir. Örnek vermek gerekirse; koca eve bakmıyorsa, eşinin ve çocuklarının yiyecek ve barınma ihtiyaçlarını karşılamıyorsa, eşini dövüp yaralamış ise veya gayrimeşru olarak başka biriyle yaşıyorsa bu durumda kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek ve isteği halinde kocası aleyhine tedbir nafakası davası açabilmelidir. Hakim tarafların mali ve sosyal durumlarını göz önünde bulundurarak kadın lehine bir miktar tedbir nafakasına hükmedebilecektir. Eğer kadının yanında reşit olmayan küçük çocuk ve çocuklar da varsa anne çocuklar adına dahi tedbir nafakası istemeye hak kazanacaktır.

Tarafların durumlarının değişmesi halinde TMK.‘nın 200. maddesi gereğince ve eşlerden birinin talebi üzerine hakim tedbir nafakasının arttırılıp, azaltılmasına veya tamamen ortadan kaldırılmasına karar verebilecektir. Tarafların durumlarının değişmesi haline bir çok örnek verilebilir; tedbir nafakası alan küçük çocukların 18 yaşını doldurup ergin hale gelmeleri halinde nafaka borcu sona erer. Nafaka borçlusu veya alacaklısının ölümü halinde de nafaka yine sona erer. Nafaka alacaklısının evlenmesi veya ekonomik durumunun düzelmesi halinde de nafaka yükümlülüğü sona erer

TEDBİR NAFAKASI İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR: a) Eşlerin ayrı yaşamada haklı olmaları: Nafakaya hükmedebilmek için, eşlerin birlikte yaşamamaları gerekir. Boşanma veya ayrılık davalarında eşler ayrı yaşama hakkına sahip olduklarından, hakim Türk Medeni Kanunun 169. Maddesine göre nafakaya kendiliğinden hükmedecektir. b) Kusur unsuru nazara alınmaz: Nafakaya hükmedilmesi için, evlilik birliğinin dağılmasında eşlerin kusurlu olup olmadıklarına bakılmaz. Lehine nafakaya hükmedilen eşin, az veya çok kusurlu olması, hatta kusurun tamamen kendisinde bulunması bu esası değiştirmez. Nafakanın tespitinde nazara alınacak esaslar: aa) Borçlunun gelir ve mali durumu: Eşlerden birinin, diğerine nafaka ödemesi için nafaka ödeyecek durumda olması gerekir. Nafakanın miktarının tespitinde, eşlerin ekonomik güçleri de göz önünde tutulur. Eşlerin doğrudan gelirleri yanında mal varlıklarındaki gelirleri de esas alınır. bb) Tedbir nafakasına hükmedilen eşin ihtiyacı: Eşlerin nafaka miktarını tespit yetkisi hakime aittir. Nafakanın miktarını tespit ederken diğer tarafın ihtiyacı da göz önünde tutulacak husus, hükmedilecek nafakanın evlilik birliği devam ederken eşlerin birlikte sürdürdükleri hayata uygun bir yaşam sürdürebilmelerine yeterli olmasıdır. Tedbir nafakası, taraflardan birinin talebi olmasa da hükmolunur. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi emredici bir kuraldır. Tedbir nafakasına karar verilirken önce, eşlerin ihtiyaçlarına bakılır. Eşlerin ihtiyaçları belirlenirlen karar verilmeden önce, eşlerin ihtiyaçlarına bakılır. Eşlerin ihtiyaçları belirlenirken cinsiyet farkı gözetilmez. Dava masrafları da eşlerden birinin durumu iyi, diğerinin kötü ise durumu iyi olan eş tarafından ödenir. Tedbir nafakası prensip itibariyle para olarak ödenir. Hakim, nafakayı Türk Lirası olarak kararlaştırır. Tedbir nafakasına kural olarak, tarafların mahkemeye müracaatları tarihinden yani dava tarihinden itibaren karar verilir ve nafaka kural olarak peşin olarak ay başında ödenir. Tedbir nafakasının boşanma ile birlikte sona ereceği kabul edilmektedir.

BOŞANMA DAVASI AÇILMASI HALİNDE TEDBİR NAFAKASI (TMK. 169. Madde) Boşanma ve ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır.

TEDBİR NAFAKASINA DAİR YARGITAY’CA BENİMSENEN GÖRÜŞLER: Mecburi askerlik görevini yapan, geliri ve malvarlığı olmayan koca askerde bulunduğu dönem için tedbir nafakası ile sorumlu tutulamaz. Boşanma davasına bakan hakim kendiliğinden dava tarihinden itibaren kadın ve yanındaki çocuk yararına katkı miktarını belirleyerek tedbir nafakasına hükmetmelidir. Tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren hükmolunur. Fiilen çocuk yanında bulunan eş yararına çocuk için uygun bir nafaka takdiri gerekir. Dava tarihinde reşit (ergin) olan çocuk için tedbir nafakasına hükmolunamaz. Küçüğün baba yanında kaldığı dönem için anne yararına tedbir nafakası verilemez. Davacı ayrı yaşamakta haklı olduğunu mutlaka kanıtlamalı, kanıtlayamamış ise tedbir nafakası isteminin reddine karar verilmelidir. Kadın ayrı yaşamakta haklı ise hem kendisi hem de yanındaki küçük çocuk için tedbir nafakası isteyebilir. Nafaka davaları adli tatilde de görülür, adli tatilde süreler işler. Kadının bağımsız olarak açtığı nafaka davasının kocanın kadını dövmesi nedeniyle kabulü yerine reddi doğru değildir. Çalışmayan müşterek konut seçimine yanaşmayan, bağımsız ev tutmayan davalının uygun miktarda tedbir nafakası vermesi gerekir. Davacı kadın haklı bir sebep olmadan ortak haneyi kendisi terk ettiğinden ve ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamadığında tedbir nafakası isteyemez. Bedelli askerlik yapacak kadar mali gücü yerinde olan kişi nafaka vermekle yükümlüdür. Boşanma davası dışında kadın ayrı yaşamakta haklı olduğunu mutlaka ispatlamalıdır, ispatlayamazsa tedbir nafakası isteyemez. Anne ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamamış olsa bile anne yanındaki çocuk için tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Evlilik dışı birleşme halinde kadın tedbir nafakası isteyemez. Kocanın kayınvalidesine karşı olan hakareti kadına ayrı yaşama hakkı vermez. Eşler arasında sözleşme ve anlaşma olmadıkça hakim yabancı para ile nafaka takdir edemez.

TEDBİR NAFAKASINDA BENİMSENEN HUKUKİ İLKELER: TMK. 197 ve devam eden maddelere göre; bağımsız ve ayrı açılan tedbir nafakası davalarında, kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu mutlaka kanıtlaması gerekir. Tedbir nafakalarında da diğer nafaka davalarında olduğu gibi, nafakaya dava tarihinden, şayet talep olunmuş ise faize karar tarihinden itibaren hükmolunur. Çocuk ergin ise tedbir nafakası isteyemez. Tedbir nafaka dava dilekçesinde eş ve çocukları için istenen nafaka miktarları ayrı ayrı gösterilmelidir. Toptan nafakaya hükmolunamaz. Akıl hastası olan çalışamayan, geliri de olmayan koca nafaka ile yükümlü tutulamaz. Koca asker ise, mal ve geliri bulunmuyorsa, askerlik süresince nafaka yükümlüsü değildir. Açılan tedbir nafakası sırasında davacı ölmüş ise mirasçıları bu davayı sonuçlandırabilirler. Nafaka alacaklısının ölümü halinde tedbir nafakası kendiliğinden kalkar. Sadece ölüm tarihine kadar birikmiş ve ödenmemiş tedbir nafaka miktarı terekeye dahil olur. Tarafların anlaşması yoksa, yabancı para ile tedbir nafakasına hükmedilemez. Tedbir nafakasına, boşanma davasına bakan hakim ara kararı ile de hükmedebilir. Boşanma davası sırasında hakim her nasılsa tedbir nafakasına hükmetmemiş ve boşanmaya karar vermiş, hüküm tedbir nafakası yönünden temyiz edilmemiş ise, koca yönünden bu dönem için usuli kazanılmış hak oluşur. Bu dönem için yeniden tedbir nafakası istenemez. Hakim, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, aylık gelir ve giderlerini, mal varlıklarını araştırır ve takdir edilecek nafaka miktarını, hakkaniyete uygun ve ihtiyacı karşılayacak şekilde belirler. Açılan boşanma davasının reddinden sonra davalı eş(kadın) müşterek haneye dönmemiş ise, davacı eşin yani tedbir nafakası isteyenin ayrı yaşamada hakkı vardır. Eşin ayrı yaşamada hakkı olmasa bile, fiilen yanında bulunan çocukları için tedbir nafakası isteyebilir. Kocası tarafından evden kovulan kadının ayrı yaşamada hakkı vardır. Tedbir nafakası istemi ile açılan davada, yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilemez. Davalı (koca) başka bir kadınla yaşar ise, davacının (kadının) ayrı yaşama hakkı vardır. Boşanma davası açılmakla tedbir nafakası hakkında karar verme görev ve yetkisi boşanma davasına bakan hakime aittir. Nafakaya dava tarihinden faiz yürütülemez. Zira nafaka davaları sonucu verilen kararlar inşai mahiyette olup, karar oluşmadan nafaka istenebilir bir hale gelmiş sayılmaz. Gerçekten de nafaka hükmü hakimin takdirine bağlı olup, dava tarihinde muayyen ve muaccel olur. ( Y. 2.HD., 07.03.1987; 1032/2584) Borcun muaccel olduğu ve borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren (talep halinde) faizi hükmedilebilir.

BİR KISIM TEDBİR NAFAKASINA DAİR YARGITAY KARARLARI • Boşanma davası sırasında hakim geçici önlemleri resen alır. İşi ve geliri olmayan kadın için uygun bir miktar tedbir nafakasına hükmetmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu , 26.05.2004, E. 2004/2-286, K. 2004/298 • Boşanma davası sırasında hakim eş ve çocuklar hakkında gerekli geçici tedbirleri resen nazara alır, kadına yasaya uygun bir miktar tedbir nafakası da hükmeder. Y.H.G.K., 28.01.2004, E.2004/2-8, K. 2004/27 • Ayrı yaşama hakkı bulunan davacının tedbir nafakası talep etme hakkı vardır. Davalı bağımsız ev açmamış ise, davacı ayrı yaşamada haklıdır. Y.H.G.K., 28.06.2000, E.2000/2-1057, K.2000/1092 • Davalı kadının ayrı yaşama hakkı yok ise, ayrı yaşama tarihinden değil, boşanma tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Y.H.G.K., 03.05.2000, E. 2000/2-836, K.2000/855 • Tarafların delilleri toplanmadan karar verilemez. Tedbir nafakası talep edilmesi halinde taraflar arasında görülüp kesinleşen dava dosyası getirtilmeli tarafların mali ve sosyal durumları araştırılmalıdır. Y.H.G.K., 07.10.1998, E. 1998/2-593, K. 1998/691 • Dosya kapsamına göre, davacının ayrı yaşamada haklı olduğu kabul edilerek, bir miktar tedbir nafakasına hükmetmek gerekir. • Eşini evden kovarak birlikte yaşamaktan kaçınan koca, nafaka ödemek zorundadır. Y.3.H.D., 03.02.2005, E.2004/14884, K.2005/771 • Davalı koca yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davacı kadın ayrı yaşamakta haklıdır. Nafakaya hükmetmek gerekir. Y.3.H.D., 31.01.2005, E.2005/61, K.2005/441 • Tedbir nafakalarına tedbir tarihinden itibaren hükmetmek gerekir. Y.3.H.D., 27.01.2005, E.2004/15047, K. 2005/339 • Boşanma davası açılmakla taraflar ayrı yaşamaya hak kazanır. Boşanma davası açılmamış sayılmış ve kesinleşmemiştir. Kocanın yükümlülüğü devam etmekte olup, nafaka vermekle yükümlüdür. Y.3.H.D.,13.12.2004, E.2004/14172, K.2004/13789 • Hakim boşanma davasının süresince kadın ve çocuklar için gerekli tedbirleri alır. Hiçbir geliri olmayan kadın ve küçük çocuklar lehine uygun miktar tedbir nafakasına hükmetmesi gerekirken aksi düşünce ile red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Y.2.H.D., 2.12.2004, E.2004/13048, K.2004/14395 • İstek olmadığı halde nafakalarla ilgili olarak ileri ki tarihler için arttırma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Y.2.H.D. 02.12.2004, E.2004/13072, K. 2004/14402 • Ayrı yaşamada haklı olup olmadığı, çocukların fiilen hangi tarafta kalıp, barındıkları araştırılıp, sonucuna göre karar verilmelidir. • İnfazda tereddüt olmayacak biçimde hükmedilen nafaka miktarının ayrı ayrı açık bir şekilde kararda gösterilmesi lazımdır. Nafakanın geçerlilik tarihi kararda mutlaka gösterilmelidir. Y.3.H.D., 11.11.2004, E.2004/11438, K.2004/12585 • Küçük çocuğa bakan anne ayrı yaşamada haklı olmasa bile çocuklar için nafaka isteyebilir. Y.3.H.D., 11.11.2004, E.2004/11527, K.2004/12563 • Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre takdir olunan nafakanın çok az olduğu. Y.2.HD., 08.11.2004, E.2004/11889, K.2004/13180 • Boşanma davası sırasında hakim dava sırasında gerekli tedbirleri alır. TMK.185/3, 186/3. maddeleri gereğince bir iş ve geliri olmayan davalı kadın lehine uygun bir miktar nafakasına hükmetmek gerekir. • Baba yanında kalan çocuk için anne tedbir nafakası isteyemez. İsteği olmadığı halde davacı kadın yararına tedbir nafakasına karar verilmesi doğru değildir. • Talepten fazla nafakaya hükmetmek bozma sebebidir. Y. 3.HD., 4.11.2004, E.2004/11351, K.2004/12233 • Davalı kadının başka biriyle gayrimeşru ilişkiye girdiği ve onunla yaşadığı anlaşıldığına göre kendisine tedbir ve yoksulluk nafakası hükmedilemez. Y .2. HD., 03.11.2004, E.2004/ 13618, K.2004/13028 • Mahkemece, dava tarihi ile kesinleşme tarihi arasında tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir. Y.HD., 03.11.2004, E.2004/11522, K. 2004/12993 • Evlilik birliğinin gereklerini yerine getirmeyen başka kadınlarla ilişkisi bulunan davalı koca eşine nafaka ödemekle mükelleftir. Y.3. HD., 2.11.2004, E.2004/12048, K.2004/11996 • Davacının ücretli olarak çalışmış olması nafaka almasına mani değildir. Bir miktar nafakanın arttırılmasına karar verilmelidir. Y. 3 HD. 2.11.2004, E.2004/12067, K. 2004/11995 • Boşanma davası açılmakla, taraflar ayrı yaşama hakkında sahip olurlar, tedbir nafakası için başka bir kanıta gerek yoktur. Y.3.HD., 2.11.2004, E.2004/11570, K. 2004/11983 • Davalı kendine düşen sorumlulukları yerine getirmiyorsa, davacı kadın ayrı yaşamada haklıdır. Y.3.H.D., 1.11.2004, E.2004/11560, K.2004/11948 • Boşanma davası sırasında hakim geçici tedbirleri alır. Dava tarihinden itibaren, boşanma kararının kesinleşmesine kadar işi ve geliri de olmayan davalı kadın lehine uygun bir miktar tedbir nafakasına hükmetmek gerekir. Y.2.HD., 1.11.2004, E. 2004/11688, K. 2004/12885 • TMK. 175., 185/3, 186/3. Maddelerindeki şartlar davalı kadın lehine oluştuğu halde uygun miktarda tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. • Evi terk eden, birlikte yaşamaktan kaçınan davalı koca olduğuna göre davacı eşine nafaka ödemek zorundadır. Y.3.HD., 18.10.2004, E.2004/10967, K.2004/11189 • Çocuğun ihtiyaçları ana-babanın ekonomik durumları ve hayat şartları, ödeme güçleri göz önünde bulundurularak nafaka hükmedilmelidir. Y.3.HD., 18.10.2004, E.2004/10809, K.2004/11186 • Geliri ve işi olmayan kadına dava tarihinden itibaren uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Y. 2.HD., 13.10.2004, E.2004/10729, K. 2004/11792 • Davalının geliri çok olduğu halde davacı lehine düşük nafakaya hükmedilmesi doğru değildir. Y. 3.HD., 11.10.2004, E. 2004/11937, K.2004/10756 • Ayrı mahkemelerde açılan tedbir nafakası ve boşanma davası birbirini etkileyecek durumda olmadığından birleştirme kararı verilmesi doğru değildir. Y. 3HD., 7.10.2004, E.2004/8831, K.2004/10542 • Ayrı yaşama haklı olan davacının çalışıyor olması nafaka istemesine engel değildir. Y. 3 HD., 5.10.2004, E.2004/10122, K.2004/10391 • Boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkı doğduğundan, dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir. Y. 3.HD., 5.10.2004, E.2004/8324, K.2004/10482 • Eşlerin tedbir nafakası talep edebilmeleri için aralarında resmi bir evlilik birliğinin bulunması şarttır. Y.3.HD., 30.09.2004, E. 30.09.2004, E.2004/10446, K. 2004/10215 • Davacının emekli maaşı alması tedbir nafakası talebine engel bir durum değildir. Y.3. HD., E.2004/7593, K.2004/9772 • Kadının ayrı yaşamada haklılığı etraflıca incelenip araştırılmalıdır. Y.3. HD., 21.09.2004, E.2004/8334, K.2004/9459 • Tarafların mali-ekonomik-sosyal durumları, çocukların yaşları, öğrenim durumları araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilemez. Y.3.HD.,13.9.2004, E.2004/9228, K.2004/8910 • Fiilen baba yanında kalan çocuk için nafakaya hükmedilemez. Y.3.HD., 14.06.2004, E.2004/6845, K. 2004/6473 • Ana-baba evli değilse, velayet hakkı anaya ait olup, ana çocuk için babadan nafaka talep edebilir. Y.3.HD., 25.5.2004, E.2004/5543, K. 2004/5571 • Tedbir nafakasının gelecek yıllar için artış oranının karar bağlanması talebi hakkında bir karar verilmemiş olması doğru değildir. Y.3. HD., 26.4.2004, E.2004/4127, K. 2004/ 4218 • Tarafların ikisi de emekli ve gelir durumları aynı olduğundan tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru değildir. Y.2.HD., 8.3.2004, E.2004/2086, K. 2004/2805 • Haksız olsa dahi davacı yanında yaşayan küçük için nafakaya hükmetmek gerekir. Y. 3.HD., 8.3.2004, E. 2004/1840, K. 2004/1769 • Tarafların sosyal ve ekonomik durumları nafakanın niteliği günün ekonomik koşullarına göre saptanan nafaka fazla olup hakkaniyete uygun şekilde düzeltilmiştir. Y. 3. HD., 1.3.2004, E.2004/1728, K. 2004/1477 • Davalı kocanın gelirinin az olması onu nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. Ayrı yaşamada haklı olan kadına nafaka vermek gerekir. Y. 3.HD., 1.3.2004, E. 2004/1629, K. 2004/1471 • Davalı koca birlikte yaşarken eşine sağladığı geçim şartlarını ayrı yaşama halinde de sağlamalı, nafaka buna göre takdir olunmalıdır.Y.3.HD., 29.12.2003, E.2004/14956, K. 2004/15098 • Asker olan, mal ve geliri bulunmayan koca, askerlik süresince nafaka ile sorumlu tutulamaz. Y. 2.HD., 22.12.2003, E.2003/15969, K. 2003/17104 • Tedbir nafakası, davalı kocanın geliri ile orantılı olarak; birlikte yaşadıkları zamanda eşine sağladığı geçim şartlarını, ayrı yaşam halinde de sağlayacak oranda olmalıdır. Y. 3.HD., 15.12.2003, E.2003/ 14528, K. 2003/14343 • Tedbir nafakasına hükmedildikten sonra aradan 2 yıl geçtikten sonra nafakanın arttırılması talebi karşısında “hakkaniyet” ilkesi gereğince nafakanın arttırılması gerekir. Y. 3. HD., 28.10.2003, E. 2003/13222, K. 2003/12930 • Reşit olan çocuk için anne tedbir nafakası talep edemez. Y. 3. HD., 30.09.2003, E. 2003/10284, K. 2003/11371 • Davacının reddedilen önceki tedbir nafakası davasından sonra değişen şartlara göre yeniden tedbir nafakası talep etmesinde hukuki yararı vardır. Önceki kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek yoktur. Bu durumda derdestlikten söz edilemez. Y.3. HD., 22.9.2003, E. 2003/9919, K. 2003/10689 • Kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası talebi kabul edildiğine göre, nafakanın bitişi tarihinin gösterilmemesi gerekir. Y. 2. HD., 17.6.2003, E. 2003/5739, K. 2003/9002 • Çalışamayan, geliri de olmayan ve dolayısıyla ekonomik gücü de bulunmayan koca nafaka ile yükümlü kılınamaz. Y.2. HD., 5.6.2003, E. 2003/6627, K. 2003/8302 • Davacı ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlamasa bile davalının kabul ettiği miktarda tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Y. 3 HD., 27.5.2003, E.2003/6270, K. 2003/6596 • Tedbir nafakasına faiz takdir edilemez. (Dava tarihinden itibaren) Y. 3.HD., 6.5.2003, E.2003/3438, K. 2003/6688 • Boşanma davası açılmakla başka bir şart aranmaksızın tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir. Y. 3 HD., 22.4.2003, E.2003/5121i K.2003/4846 • Davalı davacıya karşı müessir fiilde bulunmuş ise davacının ayrı yaşamada hakkı vardır. Y. 3 HD., 15.4.2003, E. 2003/4581, K.2003/4522 • Red ile sonuçlanan boşanma davasından sonra davalı, eşi olan davacıyı müşterek haneye davet etmiş ise davacının ayrı yaşamada hakkı bulunmadığından tedbir nafakasına hükmedilemez. Y3.HD., 1.4.2003, E. 2003/3437, K.2003/3760 • Red ile sonuçlanan boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakası kararının kesinleşmesi ile sona erer. Ayrı yaşamada haklılık kanıtlanırsa yeniden tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekir. • İstem olması halinde hüküm altına alınan nafakaya karar tarihinden itibaren faiz yürütülebilir. Y.3.HD., 10.12.2002, E.2002/14206, K.2002/14636 • Davalı başka kadınla yaşıyor ise, davacının ayrı yaşamada hakkı vardır. Y.3.HD., 5.11.2002, E.2002/12175, K. 2002/12733

Bu içerik 18.03.2017 tarihinde yayınlandı ve toplam 384 kez okundu.

Yorumlar (0)

Bu içeriğe henüz hiç yorum yapılmadı !! İlk yorum yapan siz olun.
YENİ YORUM YAP

Yorum Yap

İşlemin sonucunu giriniz.

Benzer İçerikler