Nafakanın başlangıcı ile faizin başlangıcı aynı mı?
Nafakanın hangi tarihten itibaren ödeneceği ile ödenmeyen tutara faizin hangi tarihten başlayacağı farklı sorulardır. Artırılan nafakanın dava tarihinden geçerli olması, dava ile karar arasında biriken bütün farklara da dava tarihinden faiz işletileceği anlamına gelmez.
Nafaka türü, ara karar veya ilamın hüküm fıkrası, kararın verildiği tarih, taksitlerin vadesi ve yapılan ödemeler birlikte incelenir. Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasının ayrımı hesaplamanın başlangıç noktasıdır.
Nafaka artırım davasında faiz ne zaman başlar?
Bağımsız nafaka artırım davasında artırılan tutar kural olarak dava tarihinden geçerli olur. Buna karşılık, dava ile karar arasında biriken artırım farklarının faiz başlangıcı ayrıca belirlenir. Bu sayfanın önceki yayınında yer alan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15.02.2016 tarihli, 2016/381 E., 2016/1760 K. sayılı kararında, nafaka miktarı hâkimin takdiriyle karar tarihinde belirli ve istenebilir hale geldiğinden karar tarihinden faize hükmedilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Bu nedenle geriye dönük artırım farkı hesabı ile faiz hesabı ayrı yapılmalıdır. Karardan sonra vadesi gelen ve ödenmeyen aylık nafakaların faizi ise kendi muacceliyet tarihlerine göre hesaplanır. İlamda faizin başlangıcına ilişkin açık hüküm varsa icra hesabında bu hüküm esas alınır; karar yorum yoluyla değiştirilmez.
Örneğin, aylık 3.000 TL nafakanın 1 Ocak’ta açılan davada 1 Eylül’de verilen kararla 5.000 TL’ye yükseltildiğini düşünelim. Dava ile karar arasındaki dönem için aylık 2.000 TL fark doğması, bu farkların faizinin de her biri için geriye dönük olarak ilgili ayda başlayacağı anlamına gelmez. Önce hükümdeki faiz düzenlemesi incelenir; karar tarihine kadar biriken farklar ile daha sonra vadesi gelen taksitler ayrı ele alınır.
Tedbir nafakasında faiz ve ara karar tarihi
Boşanma davası sürerken TMK 169 uyarınca eş veya çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedilebilir. Nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren belirlenir; ancak ara kararın tarihi ile nafakanın başlangıç tarihi aynı olmak zorunda değildir.
Ara karar verilinceye kadar biriken tedbir nafakası ile karardan sonra vadesi gelen taksitlerin faiz hesabı ayrılır. Karara kadar biriken tutarlar bakımından ara karar tarihi, sonraki taksitler bakımından ise her taksidin muaccel olduğu tarih önem taşır. Henüz nafakaya ilişkin karar verilmeden önceki dönem için, yalnızca davanın açılmış olmasına dayanılarak faiz hesabı yapılmamalıdır.
Tedbir nafakasına ilişkin ara karar, nihai hükümle aynı belge değildir. Ara karara dayalı tahsil için kural olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip söz konusu olur; nafakanın nihai ilamda da hüküm altına alınması halinde takip dayanağı ayrıca değerlendirilir. Boşanma kararının kesinleşmesini beklemek, ara kararla belirlenen tedbir nafakasının tahsili için genel bir şart değildir.
Boşanmayla birlikte verilen nafaka ne zaman icraya konulur?
Boşanma hükmüyle birlikte verilen yoksulluk ve iştirak nafakaları boşanmanın sonuçlarına bağlıdır. Bu nedenle boşanma hükmü kesinleşmeden, boşanma sonrasına ilişkin bu nafakaların tahsili istenemez. Bu süreçte tedbir nafakası kendi kararının kapsamı içinde değerlendirilir.
Boşanma hükmünün kesinleşmesi ile nafaka miktarına ilişkin bölümün kesinleşmesi birbirinden ayrılmalıdır. Boşanma hükmü kesinleşmişse, nafaka miktarı yönünden kanun yolu incelemesinin sürmesi tek başına nafakanın icrasını engellemez.
Boşanma sonrasındaki nafakanın başlangıcı bakımından boşanma hükmünün kesinleşme tarihi önemlidir. Daha sonra vadesi gelen aylık ödemelerin faizi her taksit için ayrı hesaplanır; gelecekte doğacak bütün nafakalara kesinleşme gününden topluca faiz işletilmez.
Yoksulluk nafakasının süresi ve mevcut ödemeler üzerindeki etkileri bakımından AYM’nin süresiz nafaka kararı ayrıca incelenebilir.
Bağımsız nafaka ve artırım kararlarında kesinleşme gerekir mi?
Boşanma veya velayet gibi bir statü kararına bağlı olmayan, yalnızca nafaka ya da nafaka artırımına ilişkin bağımsız ilamların icrası için kural olarak kesinleşme aranmaz. İstinaf veya temyiz başvurusu yapılması, tek başına bu nafaka kararlarının icrasını durdurmaz. HMK 350 ve 367’de nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu ayrım, açılan davanın adından ziyade hükmün niteliği ve hangi karara bağlı olduğu incelenerek yapılır. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında yetkili mahkeme konusu ayrı yazıda açıklanıyor.
Kararda faiz yazmıyorsa faiz istenebilir mi?
İlamda faiz veya faiz başlangıcı hakkında hüküm bulunmaması, her durumda faiz istenemeyeceği anlamına gelmez. Yargıtay uygulamasında, kesinleşmeden icra edilebilen ilamlarda karar tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilmesi kabul edilmektedir. İcrası kesinleşmeye bağlı hükümler ve henüz vadesi gelmemiş taksitler ayrıca değerlendirilir.
Hükümde faiz talebi açıkça reddedilmişse veya belirli bir başlangıç tarihi gösterilmişse, bu durum faiz hakkında hiç hüküm bulunmamasıyla aynı değildir. İcra takibinde kararın kapsamı aşılarak yeni bir hüküm oluşturulamaz.
Nafaka borcu ve faiz hesabında hangi belgeler incelenir?
Ara kararlar, gerekçeli ilam, varsa kanun yolu kararları ve kesinleşme bilgisi; ödeme dekontlarıyla birlikte incelenir. Mevcut aylık nafaka, artırım farkları ve karardaki yıllık artış formülü ayrı kalemler halinde hesaplanmalıdır. Yasal faiz, ilgili dönemde yürürlükte olan oran ve başlangıç tarihi esas alınarak uygulanır.
Kesinleşmiş boşanma kararındaki nafakanın aynı ödeme ve artış düzeniyle sürdüğü dönem için birikmiş nafaka ve faiz hesaplama aracına tutar, vade ve ödemeler girilebilir. Araç aylık döküm verir; bağımsız artırım davasında geriye dönük farkların özel faiz başlangıcını veya tedbir nafakasını kendiliğinden hesaplamaz.
Bir ödeme birden fazla icra dosyasında yeniden borç olarak gösterilmemelidir. Nafaka artırımında giderlerin hazırlanması yeni bir artırım talebinin dayanaklarını ele alır. Görüşme bilgileri iletişim sayfasında yer alıyor.
Önceki yayındaki karar notları
Önceki karar notlarını okuyun
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2016 tarihli 2016/381 E., 2016/1760 K. sayılı kararında
"Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Ancak, nafaka miktarının belirlenmesi hakimin takdirine bağlı olduğundan nafaka alacağı karar tarihinde belirli ve istenebilir olacaktır . Mahkemece, karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir iken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun değildir."
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 15/04/2019 tarihli, 2018/6939 E., 2019/6399 K. sayılı kararında "Kural olarak, ilamda faiz ve faizin başlangıcı konusunda hüküm bulunmaması halinde, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, ancak karar tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilir ..... O halde, mahkemece yukarıda yazılı nedenlerle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir."
Yargıtay 12. HD. 8.7.2002 T. 13791/14761 sayılı kararında; "Arttırılan nafaka miktarına hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceği hakkında kararda bir hüküm bulunmaması halinde, karar (ilam) tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekeceği" ifade edilmektedir.
Kaynaklar ve dayanaklar
- TMK 169, 175–177, 182, 330–331
- HMK 350 ve 367: kanun yolunun icraya etkisi
- 3095 sayılı Kanun: kanuni faiz ve temerrüt faizi
- Yargıtay: nafaka taksitleri, faiz hesabı ve kesinleşme ayrımı (21.03.2014)
- TMK 169 kapsamında tedbir nafakası: başlangıç, muacceliyet ve takip, s. 852–853
Bilgiler genel çerçeveyi açıklar. Somut bir uyuşmazlık; kendi olayları, belgeleri ve uygulanacak hukukla değerlendirilir.